Forum Nostalji - Türkiye'nin En Nostalji Forumu

Geri Git   Forum Nostalji - Türkiye'nin En Nostalji Forumu > Aşk'larca > Aşk & Sevgi

Aa eklinde A9Beğeni
  • 1 gönderen Firuzende
  • 1 gönderen Firuzende
  • 1 gönderen Firuzende
  • 1 gönderen Firuzende
  • 1 gönderen Firuzende
  • 1 gönderen Firuzende
  • 1 gönderen Firuzende
  • 1 gönderen Firuzende
  • 1 gönderen Firuzende

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Alt 11-01-2020, 00:27   #1
Forum Kıdemlisi
 
Firuzende - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt Tarihi: 02-11-2019
Mesajlar: 4,397
Rep Puanı: 10051
Rep Gücü: 105
Standart İki Kişiye Bir Dünya - Sahibini Arayan Mektuplar - Ümit Yaşar Oğuzcan


İkinci Mektup

Aramak...Ömür boyunca aramak...Yanlız seni aramak...Paslı teneke kutularda,küf kokan dolaplarda,çerçevelerde,tenhalarda,ağaç diplerinde,sonra vapurlarda,trenlerde hep seni aramak.Belki bu şehirde değilsin.Ne çıkar..?Seni arıyorum ya.Belki de aynı sokakta evlerimiz,sabahları beni görüyorsun işime giderken.Sonra akşamı bekliyorsun,alacakaranlığı...Beni bekliyorsun ya da bir başkasını,bir başkasını...

Hiç gel demeyeceğim sana.Aramak neredeyse ben oradayım.Ayaklarım ne güne duruyor..? Yok yok birden karşıma çıkma.Kaç,saklan.Seni aramak istiyorum.

Git bu şehirden haydi git.Dağlara çık,o uzak dağlara. Rüzgarların krallığında hüküm sür.Baktın ki oraya geldim,yine kaç. Başını al,açıl denizlere. Gemilerin en güzeli,en büyüğü dilediğin limana götürmeli seni,dilediğin yerde demir atmalı.Ben küçük bir balıkçı kayığı ile peşinden gelsem yeter. Seni arıyorum ya..!

Bir yıl,beş yıl,on yıl değil ;beşikten mezara kadar aramalı insan,ama ne aradığını bilmeli.Yaklaşıp uzaklaşmalı aradığından.Okyanus dalgaları üstünde bir küçük tekne gibi alçalıp yükselmeli.Yalınayak koşmalı yollarda,ayaklarını sivri taşlar kesip kanatmalı.Çöllerden geçmeli yolu,yanmalı kavrulmalı.Sonra gözün alabildiğine ak ,soğuk ülkelere düşmeli.Buzlar kırılmalı ayaklarının altında,üstüne kar yağmalı.

Bir gün bulacaksam bile parça parça bulmalıyım seni.Ayaklarını Afrika'dan getirip bir kağıt üzerine yapıştırmalıyım,saçların Sibirya'da olmalı,dudakların Çin'de.Gözlerin Hindistan'da bir mabudun gözleri olmalı,ellerin İtalya'da bir heykelin elleri.Bulsam da seni parça parça bulmalıyım.

Yine de bir yerin eksik kalmalı.
Yeniden yollara düşmeliyim,onu aramalıyım.
Ve tam seni tamamladığım anda ölmeliyim.

Ümit Yaşar Oğuzcan
sessizkaranlık bunu beğendi.

Konu Firuzende tarafından (11-01-2020 Saat 04:36 ) değiştirilmiştir.
Firuzende çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-01-2020, 00:29   #2
Forum Kıdemlisi
 
Firuzende - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt Tarihi: 02-11-2019
Mesajlar: 4,397
Rep Puanı: 10051
Rep Gücü: 105
Standart

Dördüncü Mektup

Senden hiç ayrılmamak vardı.Zamanı durdurmak,bütün saatleri parçalamak vardı.İsyan içindeydim.Neydi bu çaresizlik..?Bizi çepçevre saran bu dört duvar neydi..?

Bir ara tanrıyı düşündüm,peygamberleri,dinleri,kitapları düşündüm.Boş inançlarımız mıydı çaresizliği yaratan..?O bizim eserimiz miydi..?Öyleyse neden bizden büyüktü,güçlüydü..?

Bunca yıl neyi aramış,kimi özlemişim..?Madem ki benim olmayacaktın neden seni karşıma çıkardılar..?Kim yaptı bunu..?Bu kötülükler kimin eseri..?Tanrının işiyok da bizi mi görsün..?Öyleyse kime inanacağız..?

O kitaplar ki sabırdan bahsediyor.Ama ne kadar..?Nereye kadar..?
O dinler ki duadan bahsediyor.Kime,niçin ve ne zaman..?
O peygamberler hiç sevmediler mi..?

Ben sana inanıyorum kitaplara değil.
Ben seni istiyorum.Dua değil.Sabır değil.

Artık gideceksin,biliyorum,vakit geç oldu.Yatakta izin kalacak,havada kokun ve yastığın üzerinde bir iki tel saçlarından.Telaş içinde giyinmeye başlayacaksın. Çoraplarında eğrilik var diyeceğim,düzelteceksin.Dudaklarını boyarken,eğilip ensenden öpeceğim.İçin sevgiyle dolacak.Gözlerin ışıl ışıl; üzülme,üzülme diyeceksin,yine geleceğim.

Ya gelmezsen..?Hayır hayır geleceğine inanıyorum.Fakat yine gideceksin.Yine gideceğini bilmek kötü.Dayanılmaz bir şey bu.

Hatırlıyorum;elini uzattın, Allahaısmarladık dedin,gittin.Gözden kayboluncaya kadar baktım arkandan,sonra kapıyı kapattım,bir başka kapı açıldı yanlızlığa.

Yürüyemiyordum,oturamıyordum.Yattım,uyuyamadı m.San ki yerçekiminden kurtulmuştum,boşluktaydım,ağırlığım kalmamıştı.

Elimde,tam nabzımın üzerinde bir saat işliyordu her şeyden habersiz.Çıkardım,duvara çarptım,parçalandı ve durdu.

Fakat sadece saatin sesiydi kaybolan.
Yoksa zaman ilerliyordu.

Ümit Yaşar Oğuzcan
sessizkaranlık bunu beğendi.

Konu Firuzende tarafından (11-01-2020 Saat 04:37 ) değiştirilmiştir.
Firuzende çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-01-2020, 00:30   #3
Forum Kıdemlisi
 
Firuzende - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt Tarihi: 02-11-2019
Mesajlar: 4,397
Rep Puanı: 10051
Rep Gücü: 105
Standart

Beşinci Mektup

Ayrılık diye bir şey yok.Bu bizim yalanımız.Sevmek var aslında,özlemek var,beklemek var.Şimdi nerdesin..?Ne yapıyorsun..?Güneş çoktan doğdu.Uyanmış olmalısın.Saçlarını tararken beni hatırladın,değil mi..?Öyleyse ayrılmadık.Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.

Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.Önce beklemekten.Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.İkisi de kötü,ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.

Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar,sonra yürümesini,konuşmasını,büyümesini...

Zaman ilerliyor,bu defa para kazanmasını,kanunlara saygı göstermesini,insanları sevmesini,aldanmasını bekliyorlar.Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.

Ya o..?Ya o..?İnsanlardan dostluk bekliyor,sevgilisinden sadakat,çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor,saadet bekliyor yaşamaktan.Zaman ilerliyor,birgün o da ölümü bekliyor artık.Aradıklarının çoğunu bulamamış,beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak göçüp gidiyor bu dünyadan.İşte yaşamak maceramız bu.

Yaşarken beklemek,beklerken yaşamak ve yaşayıp beklerken ölmek..!

Özleme bir diyeceğim yok.O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası.O bir nefes alışı sevgimizin,kavuşmalarımızın anlamı.O tek güzel yönü bekleyişlerimizin.

İnsanlığımız özleyişlerimizle alımlı,yaşantımız özlemlerle güzel.

Özlemin buruk bir tadı var,hele seni özlemenin.Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem.Bir ışığı var,bir rengi var seni özlemenin,anlatılmaz.

Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam;seni özlediğim içindir.Beklemenin korkunç zehiri öldürmüyorsa beni;seni özlediğim içindir.Yaşıyorsam;içimde umut varsa,yine seni özlediğim içindir.

Seni bunca özlemesem;bunca sevemezdim ki..!

Ümit Yaşar Oğuzcan
sessizkaranlık bunu beğendi.

Konu Firuzende tarafından (11-01-2020 Saat 04:38 ) değiştirilmiştir.
Firuzende çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-01-2020, 00:32   #4
Forum Kıdemlisi
 
Firuzende - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt Tarihi: 02-11-2019
Mesajlar: 4,397
Rep Puanı: 10051
Rep Gücü: 105
Standart

Altıncı Mektup

Bu gün bir yanlızlığa düştüm yine.Başımı ellerimin arasına aldım,sessizce ağlamaya başladım.Önümde yarıya gelmiş bir konyak şişesi diye fısıldıyordu, beni iç. Sonra yalvarmaya başladı.Ne olur dedi ne ne olur haydi iç beni.

Bir bardak doldurdum,tepeme diktim.Şişe rahatadı,sustu.Hani ellerimiz birbirine değince nasıl oluyorduk..?İşte öyle oldum.Hani bakışlarımız buluştuğu zaman,bir başka türlü atması vardı yüreklerimizin.Onu hatırladım.

Sonra bir tren hareket etti.Sabahtı.Karşıkarşıyaydık.Konuşuyorduk. Ben sevmek diyordum durmadan.Gözlerim gözlerine soruyordu:'Seviyor musun..?' diye.Hep evet diyordu gözlerin,ellerin,dudakların hep evet diyordu.Oysaki bir çok hayır diyen insanlar vardı çevremizde.Örneğin:bir çocuk hayır,diyordu,bir kadın,bir adam ve bir başkası,bir başkası hayır diyordu.Hayırlar arasında ezilmeye mahkumdu evetlerimiz.

Tren ilerliyordu.Gözlerin gözlerime soruyordu ne olacak diye.Sigara yakıyordum kadeh kadeh içki içiyordum,fakat bilmiyordum ben de ne olacağını.Bizi sürükleyen bir akıntıydı.Durduramazdık onu,hükmedemezdik ona.Bir anafora rastlayıp yok oluncaya kadar akıp gidecektik işte.Peki anafor nerdeydi..?Uzak mıydı..?Belki çok yakındı kimbilir.Biz onu göremeyecektik.O gözlerimizi kör ettikten sonra saracaktı bizi buz gibi kollarıyla.

Tren ilerliyordu.Pencereden deniz görünüyordu.Denize akşam güneşi vurmuştu.Renk renk kayıklar gördük kıyılarda.Denize taş atan çocuklar gördük.Uzakta bir balıkçı ağlarını topluyordu.

Ve tren ilerliyordu.Kadere yaklaşıyorduk.Bir alacakaranlık bastı zamanı.Gözlerim gözlerindeydi.Ellerini tuttum,titredin.Acı acı bir düdük öttü.Bir şeyler koptu içimizden.

Sonra tren durdu,indik,yollarımız ayrı ayrıydı.
Şimdi,o gün verdiğin yanlızlığı yaşıyorum.

Ümit Yaşar Oğuzcan
sessizkaranlık bunu beğendi.

Konu Firuzende tarafından (11-01-2020 Saat 04:40 ) değiştirilmiştir.
Firuzende çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-01-2020, 00:33   #5
Forum Kıdemlisi
 
Firuzende - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt Tarihi: 02-11-2019
Mesajlar: 4,397
Rep Puanı: 10051
Rep Gücü: 105
Standart

Sekizinci Mektup

Bana çılgın diyorsun,seni sevdiğim için.Yanılıyorsun,sevmek çılgınlık değil.Sevmek insan tarafımızı bulmamızdır bence.Biraz da yaklaşmamızdır Tanrıya zaman zaman.

Dünyada sevmeyenlere,sevemeyenlere acımalı.O ot gelip,ot gidenlere acımalı.Sevebilen insan kendini keşfetmiş insandır.Talihli insandır.Çektiği bütün acılara rağmen;mutlu,kıvançlı insandır o.Aşktır yücelten bizi ve derinliğimiz aşktandır.Gerisi boş,yalan.

Aşksa,sevmektir.Durmadan,nefes alırcasına sevmektir.

Sevmekle sevilmek ayrı şeyler...Sevilmeyi çoğaltmak,ona bir başka şekil vermek,daha da yoğunlaştırmak onu elimizde değil.Oysa ki sevgimizi dilediğimiz gibi yoğurabilir,dilediğimiz şekli verebiliriz ona.

Derinlikse derinlik,yükseklikse yükseklik,genişlikse genişlik.

Sevmekte gücümüz var,irademiz,aklımız var.Biz varız sevmekte.Sevmek yaratmaktır bir bakıma.Sevilmekse;yaratılmak.

Demek ki biz seninle birbirimizi yaratıyoruz durmadan.Sen beni yaratttıkça güzelsin işte ve ben seni yarattıkça güçlüyüm,daha da bir insanım.

Beni sevmeseydin yine bir şey değişmeyecekti benim için.Sen biraz eksik kalacaktın,biraz sen kaybedecektin.O kadar.

Şimdi insanların en güzeliyiz,en iyisiyiz elbette.Seviyoruz,seviliyoruz.

Sevgimi anlamadığın ve ona saygı göstermediğin anda ölebilirim.Karşılık vermediğin anda değil.

Birbirimizi yeniden yaratmaya devam edelim.

Ümit Yaşar Oğuzcan
sessizkaranlık bunu beğendi.

Konu Firuzende tarafından (11-01-2020 Saat 04:41 ) değiştirilmiştir.
Firuzende çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-01-2020, 04:43   #6
Forum Kıdemlisi
 
Firuzende - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt Tarihi: 02-11-2019
Mesajlar: 4,397
Rep Puanı: 10051
Rep Gücü: 105
Standart

On Birinci Mektup

Korkuyorum.Ölmekten mi..?Hayır,yokluktan.Ölmek nihayet birkaç dakikalık mesele.Yürümek,uyumak gibi basit bir şey.Ama yokluk; ölüm.Evet,ölmek ve ölüm ayrı şeyler bence.Biri sonun başlangıcı,biri de son ve yokluk.Ölmekte şiir var,duygu var,anlam var.Ölüm,sadece karanlık,boşluk,anlamsızlık.

Doğmak başlangıcı yaşantımızın ve çilemizin.Ölmek sonu.Ölümse; öldükten sonraki zaman.O dizgin vuramadığımız at, o asla sahip olamadığımız kadın.

Ölmek elimizde,ölüm Tanrının sırrı,bedeli var oluşumuzun.

Ölümsüz olmalıydı ölmek dünyada.İnsan dilediği anda ölmeli,dilediği anda yaşamalıydı.

Ölümün gelmesini bekleyenler,ölmeyi bilmeyenlerdir.Yaşamamız Tanrının bileceği bir şey,zamana hükmeden o,ölüme hükmeden de o.Yanlız ölmek bizim.Onunla yetinmek kalmış bize bu ölümlü dünyada.

Bu tek hakkımızı da suç saymış bizden önce gelenler.Suç işlemişler,günah demişler.Yaşatmışlar yaşamışız,öldürmüşler ölmüşüz.Nerde kaldı bizim üstünlüğümüz..?İnsanlığımız,zekamız nerde kaldı..?

Bitkiler,hayvanlar diledikleri zaman ölemiyorlarsa insan olamadıkları içindir.Ölmek asla şerefsizlik değil,hele korkaklık hiç değil.Yalnız yaşamaktan korkanlar,yılgınlar mı ölmek isterler sanıyorsun..?

Cesaret başkalarına kötülük etme pahasına da olsa yaşamak mı..?Cesaret,sürekli bir aldanmaya boyun eğmek mi..?Durmadan aldatmak mı cesaret..?

Kötü, korkunç bir dünya üzerinde yaşıyoruz.Bütün çabamız kendi kendimizi bitirmek ve son vermek insan nesline.Öyleyse bir adam eksilmiş olsa bu şuursuz kalabalıktan ne çıkar..?

Hatırlıyor musun..?Bir şiirimde:
'Bir yere kadar yaşamak güzel
Ama bir yerde ölüm güzel oluyor.' demiştim.
İşte bu gün ölümün o güzel olduğu yerdeyim.

Ümit Yaşar Oğuzcan
sessizkaranlık bunu beğendi.
Firuzende çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-01-2020, 04:45   #7
Forum Kıdemlisi
 
Firuzende - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt Tarihi: 02-11-2019
Mesajlar: 4,397
Rep Puanı: 10051
Rep Gücü: 105
Standart

On İkinci Mektup

Ölmedim işte.Ölemedim.Demek ki yaşamam gerekliydi.Bir gizli kuvvet olmalı bizi yaşatan.Yaşamakla ölmek arasında ki maceramızı düzenleyen çaresizliğimizi her yerde yüzümüze tokat gibi indiren bir büyük kuvvet olmalı.

Şimdi seni daha çok seviyorum.Meğer ölüm senin kadar güzel değilmiş.Şimdi güzelliğin daha yakıcı,daha alımlı.Bütün neden'ler senin için yaşamayı gerektiriyor şimdi.

Nasıldım nasıldım o gece,o gün bilemezsin..?Eski,taş binalar üstüme yıkılıyordu,başımda parçalanıyordu vitrinlerin camları.Her taşıt beni ezip geçiyordu yanımdan.İnsanlar alnımda yürüyordu çamurlu,pis ayaklarıyla.Rüzgar gırtlağıma yapışmış bir el gibiydi.
Kitaplar,dergiler,gazeteler gördüm boyalı dükkanlarda.Hepsi ölmek diyordu.Yanlız ölümdü gördüğüm kaldırımlarda.

Artık her şey boştu,yalandı.

Kirli bir çamaşırdı üzerimde yaşamak.Umutlarımı yitirmiştim.Arayıp bulacak gücüm kalmamıştı.Öylesine yorgundum,bitkindim.Ellerimi sevmiyordum,gözlerim utanç veriyordu gözlerime.Damarlarımda ki kan rahatsız ediyordu beni.Ölmek, gitgide bir umut haline geliyordu içimde.Büyüyor,büyüyordu.

Boşlukta bir tel gerilmeye başladı...Gerildi,gerildi.Sonra kan rengi bir karanlığa düştüm.Duvarlar kırmızıydı,yerler,masalar,sokaklar,insanlar hep kırmızıydı.Ama karanlıkta yine,korkunç bir karanlıktı.Kırmızı sisler içindeydim.Dört yanım denizdi,kıpkızıl.

Sonra rengi değişti çevremin.Bulutlar dağılmaya başladı.İlk gün ışığı merhaba dedi pencereden,yeşil yapraklar el salladı.Bir adam uzun uzun öksürdü.

İlk ellerimi buldum vucüdumda,derken ayaklarımı,gözlerimi,dudaklarımı,saçlarımı buldum.

Ve seni düşündüm.İşte o zaman yaşadığımı anladım,utandım.

Ümit Yaşar Oğuzcan
sessizkaranlık bunu beğendi.
Firuzende çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-01-2020, 04:46   #8
Forum Kıdemlisi
 
Firuzende - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt Tarihi: 02-11-2019
Mesajlar: 4,397
Rep Puanı: 10051
Rep Gücü: 105
Standart

On Üçüncü Mektup

Er geç beni affedeceksin. Bir şey beklemeden,bir şey istemeden affedeceksin.Sevgin seni oraya götürecek.

Düşe kalka ilerleyeceğin yollarda,taşlar kanatacak ayaklarını.Issız,karanlık ormanlardan geçeceksin yapayanlız.Sonra bir bataklık başlayacak gözün alabildiğine.Omuzlarına kadar yağışkan çamurlara saplanacaksın.Durmadan yağmur yağacak üstüne,iliklerine kadar ıslanacaksın,üşüyeceksin.Ahtapot elleri gibi uzun,pis sarmaşıklar dolanacak ayak bileklerine.Dört yanında kara bataklık kuşları dönecek çığlık çığlığa.

Geçmiş zamanı düşüneceksin.O bir daha yaşanılmaz günleri,geceleri düşüneceksin.

Bataklığın son bulduğu yerde zift gibi koyu bir gece başlayacak geçmiş gecelere benzemeyen.Yürüyeceksin,ağır ağır ilerleyeceksin zamanın ve gecenin ortasında.Keskin bir rüzğar çıkacak,merhametsiz kırbaçlar gibi parçalayacak yüzünü.

Sonra bir dağ yamacına varacaksın,bitkin ve perişan...Uzaklarda cılız bir ışık göreceksin.Sen yaklaştıkça büyüyecek,sıcak kollarıyla saracak seni.Fakat,sen o ışığın olduğu yere hiç bir zaman varamayacaksın ve bu gerçeği anladığın anda yıkılacaksın,korku ve ümitsizlik saracak yüreğini,ağlayacaksın.

İşte o zaman beni düşüneceksin,çektiklerimi,senin için katlandığım şeyleri düşüneceksin.Bulutlar dağılacak.Seni nasıl sevdiğimi,nasıl yüceleştirdiğimi,nasıl o erişilmez ışık haline getirdiğimi birer birer anlayacaksın.

Onun için beni affet demeyeceğim sana.Er geç anlayacak ve affedeceksin.Bunu biliyorum.

Karşılaşmamız kaderdi belki.Ama çektiğimiz çiledir,bizi birbirimize yaklaştıran, o korkunç ümitsizlikler,büyük çaresizliklerdir.

Acılarımızı yitirmeyelim.

İstanbul
Ocak-Mart 1961

Ümit Yaşar Oğuzcan
sessizkaranlık bunu beğendi.
Firuzende çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-01-2020, 04:48   #9
Forum Kıdemlisi
 
Firuzende - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt Tarihi: 02-11-2019
Mesajlar: 4,397
Rep Puanı: 10051
Rep Gücü: 105
Standart

On Altıncı Mektup

Artık aldanmak istemiyorum.Beni sevgilerinin ölümsüzlüğüne inandır,korkulardan,şüphelerden kurtar.Hiç aldanmamışların o engin iç rahatlığına hasretim.Ayıkla,arıt beni.Bütün insanlar aldanıyormuş,sürekli bir aldanmaymış yaşamak...Ne çıkar..?Ben artık aldanmak istemiyorum ya..!Sen ona bak...Onun için seni erişemeyeceğin bir yere çıkarmayacağım,olduğun gibi seviyorum seni.Olmanı istediğim gibi değil..!Hiç olamayacağın gibi değil.Nerdeysen orda dur.Nasılsan öyle kal.

Bütün mevsimleri bir günde,bütün yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle.Yanımda olduğun zamanlar nasıl apaydınlık oluyorum,nasıl içim huzurla doluyor,görmüyor musun..?Gözlerimin derinliğine bakma;başın dönmesin.Gelecek günleri düşünme,korkma büyük hazlar yaşamaktan.Erişemeyeceğin hiç bir mutluluk yok. Yaşadım diyemeyeceğin hiç bir günün olmayacak benimle.

Hiç aldatma beni,hiç yalan söyleme.Bir gün aldatsan bile;aldandığımı senden öğrenmeliyim önce.O zaman ölsem de mutlu ölürüm,inan.Biraz da olsa inanmış ölürüm.

Aldanmak...En büyük yıkıntısı iç dünyamızın.Aldanmak...Ses veren üç telimizden birinin kopması.Aldanmak o en son,fakat en keskin kabullendiğimiz gerçek.Sen hiç aldatma ne olur..?Yıkılışım da sevgim kadar büyüktür benim.Bırak,kalbimden ses veren bütün teller ben yaşadıkça sana inanmayı söylesin.Sana kayıtsız,şartsız inanmak olsun;bütün kazancım yaşamaktan.O zaman her şeye katlanırım.Korkulardan,endişelerden uzakta her saniye yaşadığımı bilirim.Çaresizlikler beni korkutmaz.Şu aşağılık dünyanın hiç bir acısı seni sevmeyi unutturamaz bana artık.

İnanmak; seni düşündükçe söylediğim bir şarkı olmalı dudaklarımda.İnanmak;gökyüzünün en karanlık zamanında bile görebileceğim bir yıldız olmalı.Dağlardan,denizlerden esen serin rüzgarlar gibi,senden gelen bir şey olmalı inanmak.Kimi gün kalem olmalı parmaklarımda,kimi gün kulağımda musiki,gözlerimde ışık olmalı.İçtiğim suda ,yediğim ekmekte sana tüm inanmanın tadını duymalıyım.Her sabah ilk ışık,sana inanarak yaşayacağım mutlu bir gün getirmeli bana.İşte o zaman yokluğuna bile dayanabilirim,özlemlerim daha derin bir anlam kazanır.Seni beklerken şüphelerin o kahredici zehiriyle,geciktiğin her saniye bir defa ölmem.

Artık aldanmak istemiyorum.Seni aldatmak zevkinden sonuna kadar mahrum edeceğim.Beni aldatmanın acısını da sevincinide hiç tattırmayacağım sana.Çünkü,aldattığın zaman;yemin ediyorum yeryüzünde olmayacağım.İnanmışlığım ölüme kadar sürsün,bırak.

Zarımı son defa senin için atıyorum.

Ümit Yaşar Oğuzcan
sessizkaranlık bunu beğendi.
Firuzende çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konuyu aşağıdaki sitelerde paylaşabilirsin

Konu Araçları

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevap Son Mesaj
Oğlu Vedat’ın Ümit Yaşar Oğuzcan’a Yaşattığı Bir Dram Firuzende Edebiyat 0 11-01-2020 00:20
Şair Ümit Yaşar Oğuzcan Fotoğrafları Firuzende Eskiye Dair.. 0 11-01-2020 00:14
Bekleyen - Ümit Yaşar Oğuzcan Firuzende Aşk Şiirleri 0 03-12-2019 00:52
Resim - Ümit Yaşar Oğuzcan Firuzende Aşk Şiirleri 0 02-12-2019 23:32
Şiraze Mektuplar Firuzende Aşk & Sevgi 7 23-11-2019 01:29



Saat: 03:50


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.